16 Kasım 2011 Çarşamba

(...) ya da düşüyordum; kendim bir ip icat ettim, tutundum, sırtımdakilerin neredeyse tümünü bıraktım ve çıkmaya başladım. "Yukarı", dedim; daha açık havalara ihtiyacım varmış gibi. Sonra birden durdum, şaşırmış...Kendimi, çevremi tanıyamaz oldum sanki. Öyle yadırgadım ki yine bıraktım kendimi. Şimdi seve seve düşüyorum; sevine sevine; eski hüzünlerin katına bir gelsem...

Pan

"Önümde, yerde, bozulmuş bir kuş yuvasından kalma kuru dal parçaları, küçük bir yığın halinde. Bu kuş yuvası nasılsa benim ruhum da öyle."

10 Kasım 2011 Perşembe

The Despair



"İşte yolun vardığı yer." demiştim bir yandan hayranlıkla seyrederken etrafımı... Zamanın girdabına kapıldığımı hissetsem de "yol"dan emindim. Unutmaları yaşananlarla değiş tokuş ettim. O hep bildiğim haliyle karşıma dikildiğinde keşke diyebilseydim "o benim, ben sendenim" diye; ama olmadı, tanımadı beni... Kaybımın telafisinde çağırıyorum onu şimdi, affedip o özlediğim cansız kollarıyla sarsın beni diye... 
Bir daha seni görmezden gelmeyeceğim...

9 Kasım 2011 Çarşamba

Past time's trademarks...

                         “For man's greatest crime is to have been born...”


"I am sure that the power of vested interests is vastly exaggerated compared with the gradual encroachment of ideas..."


                      "well, opinions are like assholes; everybody has one..."